Ateist’in duası.. Ah ulan Edison, ah ulan Müteferrika!..
Kas 18

blog-agla

Bugün işten çıkışında bindiğim metrobüs Merter’den İncirli durağına geldiğimizde ön kapıdan 35 yaşlarında kel bir beyefendi bindi elinden tuttuğu bir kız çocuğuyla beraber ve şöföre: “Kaptan, az önce inen bir abla kızını kaybetmiş, ben buldum, kızı annesinin telefon numarasını biliyor ama kontörüm yok arayamadım.” deyince…

Metrobüste hemen “Allah Allaah.. çk çk çkkk…. kadına bak ya.. ne sorumsuz kadın.. çk çk çkk..” gibi söylenmenin ardından hemen telefonlar uzatıldı “al burdan ara.. al burdan ara..” diye.. ne yalan söyleyeyim “helal olsun” dedim.. gözlerim yaşarmadı ama gerçekten insanların duyarlılıklarından umudumu kesmişkim herşeyin bitmemiş olduğunu görmek güzeldi…

Bir yandan metrobüsteki sesler.. “Bak ya.. çk çk çkkk.. ama kızı gördün mü.. küçücük kız telefonunu biliyor helal olsun…” diye neredeyse yansıma yapıyor dedirtecek türden herkesin aynı şeyi söylemesi çok garip bir andı (:..

Kızcağız başındaki amca’dan dolayı rahat görünüyor, telaş yapmamıştı.. Fakat annesi aramalara rağmen telefonunu hala açmıyordu ki.. Bahçelievler durağına geldik ve inmem gerekti…

Telaşeden dolayı zor bela indiğim metrobüs uzaklaşırken, metrobüs durağının gişe tarafında bir kalabalık görünce ve “tamam annesi kesin burada” diyerek hiç düşünmeden koşmaya başladım ve kalabalığı aşarak ortada olup ağlayan kadına ne olduğunu hiç sormadan “Abla abla… telefonunu aç, seni arıyorlar, kızın az önceki benim indiğim metrobüsteydi… seni arıyorlar, aç telefonunu” dedim büyük bir telaşla..

Kadın gözlerindeki yaşların yanında hala olan iki çocuğuna dili yandığı için artık çok büyük bir dikkatle bakarken beni nerdeyse duymadı ve sadece telefonuna bak dediğimi anladı.. çantasının derinliklerindeki telefonu o telaşla duyması imkansızdı zaten…

Telefonda karşıdaki adama “abi nolursunuz getirin çocuğumu, Allah rızası için.. lütfen yalvarırım.” diye tekrar ede ede yalvarışı, ne kadar kızının geleceğinden emin olsam da beni bile tedirgin etmiş ve kadıncağızın ne kadar tedirgin olduğunu anladım ve yine ben de bildiklerimi tekrar tekrar söylemeye ve “abla artık üzülme, bak perişan ettin kendini.. geliyor şimdi kızın, hemen bir durak uzakta.. şimdi binmişlerdir diğer metrobüse… ilk gelen arabada gelecek kızın..”

Bir yandan nereye gideceğini, bir yandan birşeye ihtiyacı olup olmadığını sorduğum ‘abla’ya sürekli “Abla iyi misin.. üzülme artık” diye tekrar edip duruyordum.

Sonuç olarak ilk anda olan kalabalık dağıldığı için yalnız bırakmayıp 5 dakika beklediğim ‘abla’yı üç çocuğuyla gideceği metrobüse bindirdikten sonra ancak gidebildim… bir iş gününü de böylece uğurladık…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

written by Sofistikist


Leave a Reply

i3Theme sponsored by Top 10 Web Hosting, Hosting in Colombia and Web Hosting Reviews