|
Eki
16
|
Bugün 1 Nisan değil diyenlerin benimle dalga geçtiklerini zannediyorum..
Zira sayısı 2 tane gibi az olsa da beni çileden çıkaracak iki olayla karşılaştım.
1. Uzun zaman önce şirketimizin taşınmasının ardından bankalarımızı bulunduğumuz yerdeki şubelerde yeniden açtırıyoruz. TÜRKİYE İŞ BANKASI (www.isbank.com.tr) gerekli evrakları götürdüğümde beni ziyadesiyle bekleten hanımefendi’nin neden evraklara sanki ölüme çare iksir arar gibi baktığını anlayamadım. Sonra bana hiç bilmediğim şirketin eski sahip ortaklarıyla ilgili birşey sorunca.. ben ne bileyim gibi kayıtsız bir cevap verdim “tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar” sorusuna “ben işime bakarım” diyen horoz misali.. Sonra kadın bakışlarını daha da derinlere indirdiğinde olanlar oldu ve gerisini hatırlamıyorum..
Aylardır sahip olduğum şirket sahibini vekaleti’ni bir telefon numarasını arayarak (sanırım alınan noteri) evrağın doğruluğuna dair teyit aldığını hatırlıyorum sanki…
böyle böyle şeyler işte.. komik geliyor değil mi?.. heey gidi hey!.. size komik gelen şeyleri ben bizzat yaşadım ya!! ağlamak istiyorum….
İkinci olay ise dün sattığımız ürünlerden bir tanesinin piyasadaki kıtlığından dolayı acilen hiç iş yapmadığımız büyük bir firmadan son kalan 20 adeti ayırttık. Sağolsunlar vade nedir bilmedikleri için hepsini almakta tereddüt ettik, tam olarak kaç tane alacağımızı bilmeyerekten.. Bugün sabah aradığımda öğlen saatlerinde elimizde olması gereken cihazlarla ilgili bir iyi, bir de kötü haber aldım. Kötü olanı, siparişi bizden habersiz faturalandırıp yola çıkarmış ve kendi servisleriyle getiriyorlar, “yahu 20 tane almayacaktık, şimdilik 10 tane alacaktık önemli bir sipariş için dedim ama boşa demiş oldum çünkü yola çıkarmışlar.. Daha doğrusu ben boşa dediğimi zannettim*(oraya da geleceğiz).. İyi tarafı, hem biz taa oraya kadar gidip almayacağız ve zamanında da elimizde olacak.. Ama “yahu tamam gönderin demedik ki, niye gönderdiniz deyiverdim, neyse olan oldu der gibi…” öğlenden sonra hesap numaralarını sormak için aradığımda bana ne dese beğenirsiniz! “20 tane istemediğiniz için geri çevirdik…”
yahu ne yaptınız!!! gönder demeden gönderiyorsunuz. İstemiyoruz demeden geri alıyorsunuz. Kendi kafanıza göre iş yapıyorsunuz…. şimdi hem kendimiz gidip almamız gerekecek, hem istediğimiz saatte elimizde olmayacak!! Daha fazla anlatmak istemiyorum çünkü anlattıkça ruh sağlığım bozuluyor..
Daha sonra hesap numarasını öğrenmek için aradığımda en az 6 veya 7 kere başka biryere aktarıldım.. üstelik hiçbirine yanlış bilgi vermeme ve daha da garibi; hepsine aynı şeyi sormama rağmen o kadar aktarıldım.. şaka gibi ya!! demek ki hepsi aynı cümleden farklı manalar çıkarıyor ve bu farklı şeyi anlayan insanların yanında doğru şeyi anlayan olmuyor!!!!
Ve bu kadar söyledik, açıklamamak olmaz!
Söz konusu şirket İNDEX BİLGİSAYAR | www.index.com.tr
Sürekli yanlış anlayan satış temsilcisi, Yetkili Bayiler Pazarlama Departmanından Ersin Bey. Onun gibi olan, hatta ondan da geri olan onun patronu SELÇUK ARDIÇLI selcuk.ardicli@index.com.tr
inşallah google’ın ne olduğunu biliyorlardır ve google alerts onlara burada yazılanlardan birşeyler söyler..
Bir daha birlikte çalışmamak dileğiyle!…