Şaka mısınız siz ya!!
Eki 16

Birbirini tanımayan iki insan nasıl ve neden kavga eder diye hayretle sorduğum zamanlardı. Tam da o sıralarda sorduğum bu sorunun cevabı bana öyle bir olay yaşayarak gördüm ki, insanlığın temelindeki “sorunu” hiçbir kötü niyet ve kötü adam kullanmaksızın.. sadece “ama” bağlaçlarıyla bütün bu kötülüklere varma yolunu bulabildim, adeta bir labirent oyunu oynar gibi..

Öğrencilik yıllarımdan birinin bir Ramazan günüydü; yoğun, yorgun ve tabi ki aç.. Saygıdeğer ve hürmetli bir abimin arabasında Sakarya’nın en kalabalık caddesinde sağa çekmiş beklerken, Mesut abi yapması gereken çok önemli bir işi yapmadığını dehşetle birlikte farkedip “eyvahh..” çekerek belki yetişebilirim diyerek arabadan hızla inerken, “sen arabayı hallet” deyiverdi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu..

İşlek olan caddenin park sorunu, park sorunu olan caddenin de polisi eksik olmazmış derler :P :)Polis 5dk sonra yanıma yaklaşınca, “hemen gelecek” dememi de dinlemeyerek, “hadi naşnaş” benzeri bir hareket yaptıktan sonra gittim fakat gideceğim yeri bilmeyerek.. Mesut abinin girdiği pasajın olduğu sokağa girdim fakat değil araba, bir bisiklet bile park edecek yer yok.. Bisiklet için yer olmayan park şeridinde bir motorsiklet girecek kadar bir yer bulunca çapraz şekilde park ettim ve bir yandan kontor bulunmayan telefonumdan mesut abiye ödemeli arama yaparken,(hey gidi kontorsuz kontorsuz, tarifeden tarifeye geçtiğimiz günler :) ) bir yandan da arabanın kapılarını, etrafta rahatsız olan birilerinin gelerek açması sayesinde benim onları görerek hemen gidivermem için özellikle açık bırakarak mesut abinin bulunduğu dükkana doğru gidiyordum ki henüz varmadan arabanın kapısını birinin açtığını farkettim.

Arkasına park ettiğim sırada tampon tampona teğet vaziyette bıraktığım arabanın içinden çıkan adamın deli dengesiz, faydasız ve sinirli cümlelerini toparlamaya “ya vurmadım abi, vurmuş olsam öyle bırakır mıyım, hiç değilse geri alırım.” gibi cümlelerle savarken bir yandan da ödemeli arama yapmaya devam etmemi sesli sesli şöyle yorumlamış:”vaay, havalara bak, telefon elde, ben kimim sen biliyor musun havaları.. kimsin olm sen!…” ve beni iyice çileden çıkararak son vuruşu yapmış, bu aşamada beni iyice sinirlendirmek için telefonla birlikte tuttuğum anahtarı çekmiş ve arkadaşı ise kendisine “bırak olum, geç kalıcaz” derken bir yandan kendisinin de arkadaşı gibi manyak olduğunu anlamamı sağlayacak şekilde bana sokak serserisi havasında:”birader burada mekanın var mı? daha sonra gelelim, orada halledelim.” diyerek ne diyeceğimi şaşırttı.

Bardak taşa taşa bir hal olmuşken ben patlama noktasına geldim ve “vurmadım usta” diye savunmayı bırakıp, “bi dakka ya, ne diyorsun abicim, 1. ben seni tanımıyorum, 2. araba benim değil, 3. sahibini arıyorum,adam burada olduğumu bilmiyor ve 4.kontorum yok… şimdi sen söyle, ben sana niye hava atayım ya, seni mi tanıyorum, sana garezim mi var..

Bunları söyledikten sonra hiçbirşeyin onu susturamayacağı adam sustu ve “haaa bak abicim, böyle söyle, canımı ye.. ne öyle az önceki gibi havalar falan… şimdi arabada 20 milyar zarar olsun ama senin canın sağolsun önemli değil…” dedikten sonra beni bir kez daha şaşırtmış ve “sanırım bugün yanlışlıkla oruç tutmuş.” dedirtti…

Şimdi de çok merak ettiğiniz soruya cevap vereyim, gerçekten de arabalar sadece teğet vaziyete duruyordu, belki sadece dokunma vardı..

3 yıl önce yaşadığım bu olay bana birbirini tanımayan insanların neden ve nasıl kavga edebileceklerini çok güzel anlattı…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

written by Sofistikist


3 Responses to “Birbirini tanımayan iki insan nasıl kavga eder!? Neden kavga eder!?”

  1. 1. sewimsizbilgin Says:

    off çokkk temiz adamsın. fazlasıyla temizsin

  2. 2. admin Says:

    Sanırım bunun yerine aslında saf diyecektin.. Ama emin ol pişman değilim..

  3. 3. dengesiz Says:

    :) )

Leave a Reply

i3Theme sponsored by Top 10 Web Hosting, Hosting in Colombia and Web Hosting Reviews